Sepet ( 0 )
Alışveriş sepetinizde hiçbir şey yok.
FİLTRE
- SALATANIN
SIRRI
- SEZONUN SIZMASI
- OLIVE OIL 1968
- LATMIO
- İKSİR (yakında)
Pekçok tarihi kaynakta,
“Tanrının insanlığa
hediyesi”
olarak geçen Zeytin Ağacının
Anadolu’daki serüveni dört bin yıl öncesine dayanır.
Binlerce yıldır insanoğlu,
beslenme, ısınma, aydınlanma, tedavi olma ve kozmatik ihtiyaçları için zeytini,
zeytinyağını kullanmıştır.
Homeros’un dediği gibi,
“Zeytinyağı sıvı
altındır”
...
Biz doğa tutkunu, zeytin ağacına büyük saygı duyan ve zeytinyağının kıymetini bilenleriz…
Biz ki doğanın insana değil, insanın doğaya ait
olduğunu görenleriz...
Zeytinyağı, Akdeniz
diyetinin temel bileşenlerinden biri olarak kalp-damar sağlığını destekleyen,
iltihapları azaltan ve hücreleri oksidatif strese karşı koruyan doğal bir yağ
türüdür.
Özellikle sızma
zeytinyağı içerdiği zengin antioksidanlar ve fenolik bileşikler sayesinde
vücuttaki serbest radikallerin zararlı etkilerini azaltarak kronik hastalıklara
karşı koruyucu bir etki gösterir.
Aynı zamanda oleik
asit açısından zengin yapısı, kötü kolesterolü (LDL) düşürmeye ve iyi
kolesterolü (HDL) artırmaya yardımcı olur.
Düzenli ve ölçülü
tüketildiğinde bağışıklık sistemini güçlendirici etkileri de bulunmaktadır.
Zeytinyağı
türleri, üretim süreçleri ve asitlik oranlarına göre sınıflandırılır. En
kaliteli ve en az işlenmiş olanı “Sızma Zeytinyağı”dır.
Bu tür, mekanik
yöntemlerle, kimyasalm işlem uygulanmadan elde edilir ve asit oranı %0.8’in
altındadır. Besin değerleri ve antioksidan içeriği açısından en yüksek
faydayı sağlar. Tadı meyvemsi, aroması ise yoğun ve hafiftir. Yemeklerin çiğ
servisinde ya da salatalarda kullanımı önerilir.
İkinci sırada yer
alan “natürel birinci zeytinyağı”, yine mekanik yöntemlerle üretilir
ancak asit oranı %0.8-2 arasında olabilir. Bu tür de sağlık
açısından faydalıdır, ancak sızma kadar yoğun antioksidan içermez.
“Rafine Zeytinyağı”
ise daha düşük kaliteli zeytinlerden üretilen ve kimyasal işlem gören bir yağ
türüdür. Asidik yapısı giderilerek tüketilebilir hale getirilir, ancak doğal
fenolik bileşenlerinin çoğu kaybolur.
“Riviera” tipi
zeytinyağı ise rafine ve natürel yağların karışımıdır. Hafif aroması nedeniyle
kızartmalarda tercih edilebilir. Ancak sağlığa en fazla fayda sağlayan türün,
sızma zeytinyağı olduğu konusunda bilimsel fikir birliği bulunmaktadır.
Zeytinyağı genellikle
güvenli kabul edilse de, aşırı tüketildiğinde bazı yan etkiler ortaya
çıkabilir. Yüksek kalorili olması nedeniyle fazla miktarda tüketilmesi kilo
alımına yol açabilir. Özellikle kalori kısıtlaması yapan bireyler için porsiyon
kontrolü önemlidir.
Bunun yanında,
sindirim sistemi üzerinde uyarıcı etkisi olduğundan çok fazla zeytinyağı
tüketimi ishale veya mide rahatsızlıklarına neden olabilir. Bu durum, özellikle
hassas bağırsak sendromu (IBS) olan bireylerde daha belirgin hale gelebilir.
Nadir de olsa bazı
kişilerde zeytinyağına karşı alerjik reaksiyonlar gelişebilir. Deride kaşıntı,
döküntü ya da nefes darlığı gibi belirtiler oluşursa, tüketimin durdurulması ve
tıbbi yardım alınması önerilir.
Haricen ciltte
kullanıldığında, gözenekleri tıkayarak akneye yatkın kişilerde sivilce
oluşumunu tetikleyebilir. Rafine zeytinyağlarında üretim sırasında kullanılan
kimyasal kalıntıların, uzun vadede sağlığı olumsuz etkileyebileceği de
düşünülmektedir.
Bu nedenle, en az
işlenmiş ve güvenilir kaynaklardan elde edilen zeytinyağlarının tercih edilmesi
sağlık açısından daha güvenlidir
Zeytinyağı, doğru ve
ölçülü tüketildiğinde kolesterolü yükseltmek yerine düzenlemeye yardımcı olur.
Tekli doymamış yağ
asidi olan oleik asit, özellikle kötü kolesterol (LDL) seviyelerini düşürmede
etkilidir. Aynı zamanda iyi kolesterol (HDL) seviyelerini koruyarak kalp-damar
sağlığını destekler. Sızma zeytinyağında bulunan fenolik bileşikler, oksidatif
stresle savaşarak LDL partiküllerinin damar duvarlarına zarar vermesini
önleyebilir. Bu etkisiyle ateroskleroz (damar sertliği) riskini azaltır,ancak
bu faydaların alınabilmesi için zeytinyağının miktarına dikkat edilmesi
gerekir. Aşırı tüketim, günlük yağ ve kalori alımını artıracağı için dolaylı
olarak kolesterol dengesizliğine yol açabilir. Özellikle rafine yağların
kontrolsüz tüketimi beklenenin aksine metabolik riski artırabilir. Bu nedenle,
zeytinyağı kolesterolü doğrudan yükselten bir yağ değildir; ancak tüketim şekli
ve miktarı, kolesterol üzerinde belirleyici olabilir. Dengeli bir beslenme
içinde, sızma zeytinyağının yer alması genel kolesterol sağlığı açısından
faydalıdır.
Uzmanlar, sağlıklı bireyler için günlük
zeytinyağı tüketiminin ortalama 1-2 yemek kaşığı ile sınırlandırılmasını
önermektedir. Bu miktar, hem kalp-damar sağlığını desteklemek hem de
antioksidanlardan yeterince faydalanmak için yeterli kabul edilir. 1 yemek
kaşığı yaklaşık 119 kalori içerdiği için, bu ölçüdeki tüketim dengeli bir
diyetin parçası olabilir. Akdeniz tipi beslenme modeli çerçevesinde yapılan
çalışmalar, günde 2 yemek kaşığı sızma zeytinyağının düzenli olarak
tüketilmesinin iltihabı azalttığını, insülin duyarlılığını artırdığını ve
metabolik sendrom riskini düşürdüğünü ortaya koymuştur.
Ancak yağ gereksinimi bireylerin yaşına,
fiziksel aktivite düzeyine ve mevcut sağlık durumuna göre değişebilir.
Kolesterol, trigliserid ya da kilo sorunları olan bireylerde miktarın biraz
daha sınırlandırılması gerekebilir. Bununla birlikte zeytinyağının salatalarda,
pişmiş yemeklerde ya da kahvaltıda çiğ olarak tüketilmesi, faydalarının daha
etkin şekilde alınmasını sağlar. Pişirme sırasında yüksek sıcaklıklara maruz
kalırsa bazı faydalı bileşenleri azalabilir. Bu nedenle, rafine yağlar
kızartmalarda tercih edilirken, sızma türü çiğ tüketim için daha uygundur.