Sepet ( 0 )
Alışveriş sepetinizde hiçbir şey yok.
FİLTRE
Pekçok
tarihi kaynakta,
“Tanrının
insanlığa hediyesi”
olarak
geçen Zeytin Ağacının Anadolu’daki serüveni dört bin yıl öncesine dayanır.
Binlerce
yıldır insanoğlu, beslenme, ısınma, aydınlanma, tedavi olma ve kozmatik
ihtiyaçları için zeytini, zeytinyağını kullanmıştır.
Homeros’un
dediği gibi,
“Zeytinyağı
sıvı altındır”
...
Kısaca, biz doğa tutkunuyuz.
Zeytin ağacına büyük saygı duyar, ona hayranlıkla bakarız.
Zeytinyağı damlasının kıymetini biliriz.
...
Bir de Biz,
Doğanın insana değil, insanın doğaya ait olduğunu görenleriz...
Zeytinyağı
türleri, üretim süreçleri ve asitlik oranlarına göre sınıflandırılır. En
kaliteli ve en az işlenmiş olanı “Sızma Zeytinyağı”dır.
Bu tür, mekanik
yöntemlerle, kimyasalm işlem uygulanmadan elde edilir ve asit oranı %0.8’in
altındadır. Besin değerleri ve antioksidan içeriği açısından en yüksek
faydayı sağlar. Tadı meyvemsi, aroması ise yoğun ve hafiftir. Yemeklerin çiğ
servisinde ya da salatalarda kullanımı önerilir.
İkinci sırada yer
alan “natürel birinci zeytinyağı”, yine mekanik yöntemlerle üretilir
ancak asit oranı %0.8-2 arasında olabilir. Bu tür de sağlık
açısından faydalıdır, ancak sızma kadar yoğun antioksidan içermez.
“Rafine Zeytinyağı”
ise daha düşük kaliteli zeytinlerden üretilen ve kimyasal işlem gören bir yağ
türüdür. Asidik yapısı giderilerek tüketilebilir hale getirilir, ancak doğal
fenolik bileşenlerinin çoğu kaybolur.
“Riviera” tipi
zeytinyağı ise rafine ve natürel yağların karışımıdır. Hafif aroması nedeniyle
kızartmalarda tercih edilebilir. Ancak sağlığa en fazla fayda sağlayan türün,
sızma zeytinyağı olduğu konusunda bilimsel fikir birliği bulunmaktadır.